4 Mart 2012 Pazar

İzmir'de Sopalı

13 Ocak 2012 Cuma

Buluşurlar mı Oralarda Bir Yerlerde


Lefter'in, Metin'in, İslam Çupi'nin olduğu yer kavgasız, gürültüsüz,daha çok futbolun konuşulduğu daha çok insanlığın,dostluğun olduğu yer olmaz mı.Artık oralar daha mı güzel olacak dersiniz.

10 Ocak 2012 Salı

Adanalılar

Bugünkü Galatasaray-Adana Demirspor mücadelesi iki kişi için çok duygusal bir karşılaşma olacaktır heralde.Adanalı olmalarının yanısıra, altyapısından yetiştikleri kulübe karşı hocalık yapacaklar bugün Fatih Terim'le Hasan Şaş.
Fatih Terim'in futbola başladığı,profesyonel olarak 1969-74 yılları arasında futbol oynadığı,son 2 senesini kaptan olarak geçirdiği Adana Demirspor,Fatih hocanın Galatasaray yolunda önemli adımlar atması için gerçekten çok önemli bir takımdı.

Hasan Şaş ise Adana Demirspor ile sadece 5 maça çıkmasına karşın profesyonel futbol hayatında oynadığı 2. mücadelesinde Adana Demirspor formasıyla Ali Sami Yen'de Galatasaray'a karşı oynamıştır.Adana Demirspor'un 3-0 kaybettiği mücedelede 77. dakikada oyuna giren Hasan Şaş Ali Sami Yen'e ilk adımını o maçta atmıştır.

Adana Demirspor'da oynamış eski futbolcular şöhretler maçı

Bu akşamki maç belki Adana'da oynansaydı daha güzel bir anlamı olurdu ama yine de güzel hikayelerin çıkacağı,uzun yıllar sonra Adana Demirspor'un bir büyük takımla maç yapmasının güzelliğini yaşayacak tüm izleyenler.Bakarsınız Türk Telekom Arena'da yerini alacak Şimşekler grubu sopalı pankartlarıyla güzel görüntüler verebilir.

9 Ocak 2012 Pazartesi

Dönüş

Henry'e hayranlığım 1998 yazında Dünya Kupası'nda başladı.Fransa takımındaki o genç adam hızıyla vuruş stiliyle o sene tuttuğum Fransa'nın grup maçlarında öne çıkan futbolcusuydu.Daha sonraki dönem kısa süren Juventus, Arsenal transferi, Uefa finalinde Galatasaray maçında kaçırdığı(Taffarel'in kurtardığı diyelim) pozisyondan sonra sevgim biraz daha arttı aslında Henry'e.

En son 7 Mart 2007'de çıktığı Emirates Stadyum'una bu akşam tekrar adım attığında birşeyler yapacağı yine konuşulacağı belliydi aslında.Çünkü futbol hep sevmiştir böyle olayları.Henry ve Arsenal'in birbirine olan yarım kalmış aşkları tekrar böyle başlamalıydı.Attığı golle turun gelmesi bir yana, oyun içinde ne kadar etkin olduğunu, arkadaşlarına oyun yönünü değiştirmelerini söyleyecek kadar takıma sahiplenen ve Arsenal'le nasıl bir uyum içinde olduğunu gösteren bir Henry vardı sahada.Golden sonraki sevinci ve Wenger'e koşup sarılması ise onun bile ne kadar heyecanlı olduğunun göstergesiydi aslında.



2 sene önce İrlanda'yı Dünya Kupası dışına iten ve Henry'e hiç yakışmayan elle atılan gol olayından sonra Avrupa'dan uzaklaşıp Amerika'ya kadar uzanan futbol yaşamı bakalım kontrat süresi olan 2 aydan fazla sürebilecek mi kendi kıtasında?

King For President


Yandaki resimlerin en üsttekine bakınca da görüldüğü gibi "King Cantona"'nın yeri benim için ayrı bir değerlidir. Sadece Looking for Eric filmindeki bir sahnede, futbol oynadığı dönemdeki en önemli anın verdiği bir pas olduğunu söylemesi bile ne kadar güzel düşündüğünün bir örneğidir aslında.

Geçen sene kapitalizmi çökertmek için Fransa'daki herkesin bankadaki paralarını çekmesini istemişti Cantona.Fakat çok başarılı bir girişim olmamıştı.Şimdi de Kral başkanlık seçimleri için adaylığını açıklamak istiyor.Adaylık için 500 imza gerekiyormuş valilerden ve yazdığı mektupta da şöyle diyor "Ülkemiz zor ve geleceği için belirleyici seçimlerle karşı karşıya iken, ben de sokaktaki insanın acılarını taşımak ve basit ve açık bir mesajı, doğruya ama aynı zamanda saygıya dair, dayanışmacı ve güçlü bir mesajı iletmek için sizin imzalarınızı istiyorum".

Büyük ihtimalle bu da banka boykotu düzeyinde kalacaktır ama düşüncesi bile güzel bu adaylık girişiminin.

"I am not a man, I am Cantona"