28 Ağustos 2009 Cuma

Yine altyapı..


Geçen sezonu kapatırken,Manchester'ı yenip kazandığı Şampiyonlar Ligi finaline 7 tane altyapıdan yetişen futbolcusuyla çıkmıştı Barcelona.Bugün de Süper Kupa finalinde Shaktar karşına çıkarken yine 5 oyuncusu vardı ilk onbirde.İleryen dakikalarda ise yapılan oyuncu değişiklerinin ardından sahada 8 tane altyapıdan yetişen oyuncu vardı.Ama bence biri vardı ki,2009 Uefa en iyi ortasaha oyuncusu ödülünü boşuna almadığını kanıtlarcasına oynadı bu gece.Tabi ki Xavi Hernandez.Attığı 131 pastan 114'ünü(maç içinde en çok pas dağıtan futbolcu) olumlu kullanan, sahanın en çok koşan adamıydı bugün.Atakların ondan başlamasının ve Barcelona'nın ne kadar pas yaptığının bir kanıtı da ayrıca bu sayılar.Toplamda 881 pasın 745'ini olumlu kullanmış takım olarak.Shaktar ise sadece 322 olumlu pas yapabilmiş.Karşı takımın pas yaparak dengesini bozmaya çalışmak bu olsa gerek.


Maçın tek golünü atan Pedro'ya gelirsek.Messi'nin o müthiş ara pasına harika bir vuruş yaptı.Geçen sezonun sonlarına doğru yavaş yavaş takıma sokacağının sinyallerini veriyordu zaten Guardiola.Ama başta da belirttiğim gibi altyapıdan bu kadar yetenekli futbolcuların yetişmesi tüm kulüplere ders olmalı bence.Sahip oldukları yetenekleri en iyi kullanabilecekleri şekilde eğitiliyor olmalılar.Yoksa bu kadar futbolcunun en üst seviyede bu kadar üst düzey futbol oynamaları imkansız olur heralde.


Bu sene kazandığı kupa sayısını 5'e çıkaran Barcelona La Liga, Şampiyonlar Ligi, Kral Kupası, İspanya Süper Kupası, Uefa Süper Kupası derken bu seneki alabileceği son kupa ise FIFA Kulüpler Şampiyonası.Aralık ayında oynanacak olan şampiyonadan alacağı kupayla seneyi 6 kupayla tamalamanın gururu Barcelona'ya yeter de artar bile.

Robben..


Hollandalı sürpriz bir şekilde 24 milyon euro'ya Bayern Münih'e transfer oldu.Sneijder'in Inter'e transferinden sonra bence başka bir yeteneği daha kaybetti Real Madrid.La Liga yarın başlıyor.Görücez bakalım Glacticos-2 nasıl sonuçlanacak.

Rakipler..

Kuralar çekildi.Heyecan bitti.Şimdi maçların heyecanları başlayacak.Fikstürler de belli olmuşken biraz rakiplere bakalım.

Galatasaray'la başlayalım.Panathinaikos Şampiyonlar Ligi elemelerinden geldi gruplara.3. elemede Sparta Prag'ı 1-3 ve 3-0'lık skorlarla eleyen takım,play-offlarda Atletico Madrid'e 2-3 ve 0-2'lik skorlarla elendi.Başında Henk Ten Kate var takımın.Rijkaard'ın şampiyonlar ligini kazandığı dönem Barcelona'da yardımcılığını yapmış bir teknik direktör.Zorlu ve eski dostların buluşacağı maçlar olacak yani.Ayrıca 2007-2008 sezonunda Chelsea'nin Avram Grant yönetimindeki ekipte yardımcılığını yapmıştır.Takımın en tehlikelileri olarak ise Djibril Cisse, Gilberto Silva ve Cleyton olarak gözüküyor.
Dinamo Bükreş Cluj'un ön plana çıkmasıyla Romanya'da 3. takım olarak gözükmeye başladı.3-4 sene önce başlayan Romen takımlarının ve milli takımın ivmesinin bayağı bir azalması Galatasaray için bir avantaj.Gabriel Tamas tanıdık bir isim.Niculae de dikkat edilmesi gereken bir forvet.
Sturm Graz da Galatasaray gibi 3 eleme oynadı gruplara gelirken.En son turda Metalist'i eledi.Bence grupta sürpriz sonuçlara imza atabilirler.2001'de şampiyonlar liginde yaptıkları sürpriz unutulmamalıdır.Aynı grupta Galatasaray da vardı hatırlanırsa.

Fenerbahçe'ye gelirsek.Steaua önce Macar Ujpest'i, ardından İskoç Motherwell'i, en son da İrlanda'dan St Patrick'i eleyerek gruplara geldi.Fenerbahçe için içerdeki maç değil de Romanya'daki maç zorlu olabilir.Petre tanıdık bir isim Galatasaray'dan.Nicolita ve Stancu'ya dikkat edilmeli.
Twente belki de grubun kimyasını belirleyecek bir takım.Bu seneye çok iyi girdiler ve 4. hafta sonunda 3 galibiyet 1 beraberlikle ligde 2. sıradalar.Son 4 sezonu hep ligde ilk bes içinde bitiren Twente'nin başında İngiltere milli takım'ın eski teknik direktörü Steve Mclaren bulunuyor.Forvette İsviçre'li Kufo Fenerbahçe için çok tehlikeli olacaktır.
Sheriff ise hem bu grubun hem de tüm Avrupa Ligi takımları arasında en güçsüz takım.Grup içinde puan almasını bile beklemediğim bir takım Moldova ekibi.Göze çarpan tek futbolcusu Rus Erokhin.

Fikstürlere gelirsek.Galatasaray Yunanistan deplasmanıyla başlayacak.Ardından Sturm Graz ve Dinamo Bükreş'le ardarda kendi sahasında oynayacak.Bükreş deplasmanına gidip içeride Panathinaikos'la karşılacak Galatasaray son maçında Avusturya'da Sturm Graz'la karşılaşacak.
Fenerbahçe ise kendi sahasında Twente'yle açıcak grubu.Ardından Sheriff ve Bükreş deplasmanlarına gidecek.İçeride Bükreş'le oynadıktan sonra Twente'yle Hollanda'da karşılacak Fenerbahçe son maçını içerde Sheriff'le oynayıp maçlarını tamamlayacak.

Avrupa Ligi 2009/2010 Gruplar

27 Ağustos 2009 Perşembe

Geçen senenin yıldızları

Şampiyonlar Ligi kura çekiminde bir de ödül töreni vardı.Geçen senenin en iyilerine,her torbanın çekiminden önce ödülleri verildi.Kalede Van Der Sar,defansta John Terry,orta sahada Xavi Hernandez,forvette de tabiki Messi.Defansta sanki Pique daha iyi olur gibi geldi bana.

Çılgınlığa devam..

Lescott resmen imzayı attı Manchester City'e.35 yaşındaki Sylvinho da aynı anda basına tanıtıldı.Bu piyasada normal diyenler olabilir ama Lescott için verilen 22mpound biraz fazla değil mi?

Şampiyonlar Ligi 2009/2010

Kuralar çekildi..2.torbayı iyi atlatan Beşiktaş 4. torba da yine buldu en güçlüsünü.Klasikleşen Barca-Mourinho yine karşılaşacak.Zlatan da Inter'e karşı ilk maçına çıkacak tabi ki.Kaka'nın Milan'a karşı oynacağı maçlarda ayrı bir güzel olucak heralde. Aslında ben Real'le Manchester'ı aynı grupta istiyodum.Ronaldo'nun Real formasıyla Old Trafford'a çıkacağı anı görmek için.Surpriz gruplarsa bence C ve E grupları olacaktır. 2.lik için Marsilya ve Fiorentin'ya dikkat derim.

25 Ağustos 2009 Salı

Kutlama

Saha içinde gol kutlaması.West Ham'ın Milwall'a karşı attığı 2. golden sonraki taraftarların sahaya giriş anı.

Green Street Hooligans


Film gerçek oldu ya da filmdekiler zaten önceden olmuş olaylardı.Bu gece Westham-Millwall karşı karşıya gelecekti ve Green Street Hooligans filmini izleyen herkes gerçekten merakla bekliyordu bu maçı.Filmde anlatılan bir ebedi düşmanlık vardı.Gerçektende bunu doğrulayan olaylar oldu karşılaşma öncesi ve sırasında.Öncesinde çıkan kavgalar,camları kırılan publar ve bıçakla yaralanan bir kişi.Maç içindeyse olaylar Millwall'ın 26'da Harris'le öne geçmesinden itibaren çıldıran West Ham taraftarlarıyla polis arasında geçti.Sürekli sahaya girmek için zorlayan taraftarları polis zorlukla durdurabildi.Bu arada heralde uzun zaman sonra polisin İngiltere'de bir maçta sahaya girmesine sebep olmuştur bu karşılaşma.87'de Stanislas'la gelen West Ham golünden sonra ise iş çığrından çıktı ve yüze yakın taraftar sahaya girdi.


Holiganlar zorlukla çıkarıldıktan sonra uzatmalara gidildi ve 98'de yine Stanislas ve 100'de Hines'in golleriyle West Ham ebedi düşmanını 3-1'le kupadan elemiş oldu.Tabi uzatmada gelen her 2 golden sonrada taraftarlar yine sahaya girmeye devam etti.Artık bir sonraki savaşa hazırlayacaklar kendilerini holiganlar.Farklı liglerde oldukları için ya yeni bir kupa eşleşmesini bekleyecekler ya da aynı ligde buluşmayı bekleyecekler.




Filmden daha sonradan gerçekten yaşanmış bir olay olduğunu öğrendiğim bir sahneyle bitirmek isterim.İngilter kupası kura çekimi yapılmaktadır ve Millwall ve West Ham'ın eşleşme şansı vardır.İki takımın taraftar elebaşları da kendi özel işlerinde olmalarına rağmen radyodan dikkatle kura çekimini takip ederler.Kurada birbirlerine çıkmalarının ardından inanılmaz bir sevinçle bağırmaya başlar çoğu.Etraftakiler şaşkın bir şekilde onlara bakar fakat onlar için sorun değildir çünkü artık rahatça kavga edebileceklerdir iki takımın holiganları.(Resimler Times ve Sun'dan alıntıdır)