Geçen sene Ali Sami Yen'de oynanan Galatasaray-Beşiktaş derbisinden sonra geldi aslında aklıma, bu blogun adının sopalı pankart olması.Güzel bir organizasyondu Ultaslan önderliğinde yapılan. Türkiye’de ilk defa yine Ali Sami Yen tribünleri yapmıştı bu pankartlı şovu. Daha sonradan yayıldı tabi çoğu stada. Ama ilk olarak İtalya’da Roma tribünlerinde basladı bu gelenek. Taraftar grubu Ultras’ın önderliğinde gerçek bir şova dönüştürdüler ve klasikleştirdiler bu akımı.

Zaten tribün yapısı olarak İtalyanlara benzediğimiz ortada. Maç boyunca durmadan söylenen tezahüratlar, yakılan meşaleler, konfetiler, kartonlarla yapılan tribün şovları, futbola bir aşk gibi bakmamız. Türkiye'deki tribun gruplarının da yavaş yavaş kale arkası tribunlere geçmeye başlamasıyla beraber bu benzerlik tamamlanmış olacak. Bu pankartları da oradan almış olmamızın bir sakıncası yoktur heralde bu kadar benzerliğin ardından.

Pankart, tribün bir kültürdür. Bu kültürün de İtalyanlardan gelmiş olmasından ben çok mutluyum. Çünkü maça gidip oradaki herkesin bir olup beraber aynı hedef için çırpınıp,bağırıp,pankartlar,bayraklar hazırlayıp takımını desteklemesi kadar güzel birşey olamaz. Buda zaten ancak İtalya,Portekiz,Türk tribünlerinde bu kadar çoşkuyla olabilecek birşey. Heralde Akdenizlilik bunun böyle olmasında ilk sırayı alır.

Nereden nereye geldik ama sopalı pankart da zaten bunun sadece küçük bir örneği. Takıma olan sevgiyi emekle,çalışmayla hazırlanmış bir pankartla göstermenin bir yoludur sopalı pankart.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder