19 Aralık 2010 Pazar

Jarque ve İniesta

8 Ağustos 2009 - Espanyol futbolcusu Dani Jarque'nin kalp krizi geçirerek üzücü bir şekilde vefat etmesi.


11 Temmuz 2010 - Dünya Kupası final maçında 116.dakikada attığı golle İspanya'yı şampiyonluğa taşıyan İniesta, gol sonrası sevincinde formasını çıkararak içindeki tshirtte yazan "Dani Jarque, Hep bizimle" yazısını göstermesi.


12 Kasım 2010 - Espanyol kulübünün İniesta'ya Dünya Kupasındaki jestinden ötürü plaket vermesi ve İniesta'nın da giydiği tshirtü Espanyol müzesine teslim etmesi.


18 Aralık 2010- Espanyol-Barcelona maçında Espanyol taraftarlarının ve futbolcularının skor ezeli düşmanları Barcelona lehine 5-1 olmasına rağmen 87. dakikada oyundan çıkan İniesta'yı alkışlayarak herkese inanılmaz duygular yaşatmaları.


30 Kasım 2010 Salı

Moda

Madrid ve İspanya milli takım kalecesi Casillas maçtan önce "Barcelona moda. Moda da geçicidir." demişti. Malesef inandırıcı gelmiyor bu söylediği söz. Çünkü dün akşam Barcelona'nın oynadığı muhteşem futbol üstü pas oyunu,kendisinin de içinde olduğu İspanya milli takımına tarihindeki ilk Dünya Kupası'nı getiren oyunun temel taşı. Barcelona Messi sayesinde bunu bir üst seviyede oynuyor ve izleyen herkese inanılmaz keyif veriyor. Bu mükemmel oyun sayesinde Barcelona taraftarının tüm dünyada artmasını eleştirmek biraz gereksiz geliyor bence. Ayrıca bırakın tüm maç boyu süren paslaşmaları,sadece golleri tekrar tekrar izleyince bile bu modaya hayran kalmamak elde mi?

27 Kasım 2010 Cumartesi

Bernd..



Bizim ülkemizde futbolu bilmeyen Schuster'e gelelim şimdi de..Kariyerinde sırasıyla Köln, Barcelona, Real Madrid, Atletico Madrid ve Leverkusen'de oynamış olan Schuster'e. Real Madrid'in başındayken Camp Nou'da Madrid'in kazanmış olduğu ender zaferlerden birini yaşatmış olan ve 2008'de La Liga'yı kazanmış olan Schuster'e.Ama zaten Madrid'i şampiyon yapamamak ayıp dimi bizim ülkemizde.Rijkaard da zaten Barcelona'yı şampiyon yapmamıştı.Kim olsa şampiyon olacaktı o takım.Neyse konu başka yerlere kaymasın şimdi.Barcelona'dayken olan birkaç görüntüsünü koyalım şimdi de.



Giga

Mükemmel bir hafta sonu ve hafta başı bizi bekliyor.Önce Pazar akşamı İstanbul derbisi sonrasındaysa Katalan seçimleri yüzünden Pazartesi'ye kalan El Clasico.Bir açıdan iyi oldu aslında şu seçimler yoksa ilk açıklandığı gibi olsaydı Pazar saat 20:00'de başlayacaktı ve bizim derbinin ikinci yarısıyla bir çakışma olacaktı.Neyseki bu değişiklik bize yaradı Mahrum kalmamız engellendi iki maçtan da.Aslına bakarsanız bizim derbinin iki takımın gidişatı açısından pek bir güzelliği kalmamış gibi gözükse de, derbi her zaman derbidir. Bizimkilerin başındakilerden Hagi'ye öncelik verelim hem GS-BJK derbisi hem de El Clasico muhabbetine başlarken.İki formayla attığı iki gol..

Real Madrid-Osasuna


Barcelona-Atletico Madrid

Devam...


Tam zamanıdır tekrar başlamanın.İstanbul derbisi ve El Clasico öncesi.

11 Ocak 2010 Pazartesi

Angola:4-Mali:4 / Açılış


Böyle bir maç için müthiş bir açılış maçı demek gerekir. Ama maçlar başlamadan önce Togo'ya yapılan silahlı saldırı o kadar maçların önüne geçtiki kimse maç sonuçlarını düşünmeyecek gibi geldi tüm futbolseverlere. Bu maç herkese tekrar futbolu hatırlattı aslında.

Mali kadro olarak bakınca zaten kupayı alma ihtimali olan bir takım. Kanoute, Seydou Keita, Sissoko, Diarra gerçekten güçlü bir kadronun yapı taşlarını oluşturuyor. Artık yaşananlar mı yoksa açılış maçı stresi mi(defanslarının durumu da bunlara katılabilir) 4-0 geriye düşmelerine sebep oldu bilinmez ama geri dönüşleri mükemmeldi. 78. dakikadan sonra 4 gol bulmak hiç de kolay birşey değil. Özellikle de deplasmanda olmalarına bakılırsa. Angola'ysa ilk maçta 4 farklı öne geçmenin ve ev sahibi olma avantajını kullanamamanın cezasını ileriki maçlarda görecektir diye düşünüyorum.