29 Eylül 2009 Salı

New York Cosmos...


1971'de Ahmet ve Nesuhi Ertegün kardeşlerin teşvikiyle Steve Ross tarafından kurulmuş Cosmos. Endüstriyel futbolu o dönemde elinden geldiğince yerine getirmek istemiş aslında.Yaşları geçmiş de olsa dünyanın yıldızlarını takıma getirmeye çalışmış, formalarını Ralph Lauren'a dizayn ettirip forma satışı yapmak istemiş bir kulüp Cosmos.Oynayan yıldızlara bakarsak Pele, Beckenbauer, Carlos Alberto, Neeskens, Charlie Aitken ve yakından tanıdığımız Yain Özdenak gibi isimler bulunuyor.1985'de kapanarak belki de 14 yıllık kısa bir ömür sürmüş ama futbolu yeni yeni tam manasıyla öğrenmeye başlamış olan Amerika Birleşik Devletlerinde o dönemde bu kadar yatırım yapmak bile önemliymiş aslında.

Ünlü 1977 Kadrosu..Pele,Beckenbauer,Carlos Alberto

Pele'nin gol sevinci

1978 Kadrosu..Kaleci Yasin Özdenak

1980 yılı..Yasin Özdenak antrenör..Johan Neeskens takıma katılmış

20 Eylül 2009 Pazar

Derby...United:4-City:3

Bir derbi mücadelesinin nasıl olması gerektiğinin,bir futbol karşılaşmasındaki mücadelenin son saniyeye kadar devam etmesi gerektiğinin mükemmel bir örneğidir bu maç.Rooney'in perdeyi açışı,Fletcher ve Bellamy'nin ikişer golü,Barry'nin Foster'ın hatasını affetmeyişi ve yeniden bir 7 numaranın(Owen) 90+5'de Manchester'ı kurtarışı.Hepsi ayrı bir hikayedir.Defalarca izlenmelidir.Ders niteliğindedir...






13 Eylül 2009 Pazar

Cruyff...

Neeskens-Cruyff


Van Basten-Cruyff(Dennis Bergkamp jübile maçı)


Beckenbauer-Cruyff


Amsterdam Arena Ajax Müzesi

2 Eylül 2009 Çarşamba

Adana Demirspor-Livorno

4 Ağustos Cuma 21:00de 5 Ocak Stadında karşılaşacak bu iki takım.Endüstriyel futbola karşı olmak denilince akla gelen ilk takım olan Livorno, Türkiye'de bu ekolü temsil etmeye çalışan işçi takımı olarak anılan Adana Demir'le karşılaşacak olması büyük heyecan yarattı çeşitli taraftar grupları arasında.Adana'da olamayacaklar ise(ben de buna dahil) beklemede,herhangi bir televizyon kanalının bu güzel maçı yayınlaması için.Gerçek bir eğlence olacak Adana'da.

GAP Arena

Yeni bir stad haberi de Şanlıurfa'dan.Aslında yeni bir haber değil bu.Projenin başlangıç tarihi 1992.Tam 17 senelik bir proje GAP Arena projesi.Ama artık yapımı bitmiş ve Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünden resmi açılış için izin bekleniyor.Açılış için de Urfa'ya getirilmek istenen takım Villareal'miş.Eğer Villareal gelirse dörtlü bir turnuva yapılmak isteniyormuş.Umarım gerçekleşir bu planlar.Bunun üzerine de Mehmet Demirkol'un, Türkiye'nin Euro 2016 adaylığında kullanılacak şehirlerle ilgili yazdığı yazıyı okumanızı öneririm.Buradan ulaşabilirsiniz yazıya.

1 Eylül 2009 Salı

Sezon açıldı..

Turkcell Süper Lig'de bu sezonunun ilk teknik direktör gönderilme olayı gerçekleşti.4 hafta sonunda 1 maçı eksik olan,o puandaki Denizli'nin başındaki Erhan Altın'ın görevine son verildi.Daha 2. haftadaki Galatasaray maçı sonunda başkan Ali İpek bunun sinyalini vermişti zaten.Yeni sezon herkese hayırlı olsun..

Donbass Arena

2012 Avrupa Şampiyonasına ev sahipliği yapacak 2 ülkeden biri olan Ukrayna'da dün akşam, Avrupa Şampiyonası'nda kullanılacak olan ve Shakhtar Donetsk'in de kullanacağı Donbass Arena'nın muhteşem açılışı vardı.İşte resimler..









Haftasonu şanssızlığı

Futboldaki en kötü andır sakatlık anı.Kemik kırılmalarıysa sakatlıkların en kötüsüdür heralde.Aslında diğer sakatlıklara göre daha az meydana gelir.Ama geçen hafta sonu oluşan iki kırılma gerçekten çok üzücüydü.Önce Cumartesi Tothenham'lı Modric,ardından da Pazar günü Anderlecht de oynayan Polonyalı milli futbolcu Wasilewski.Görüntü çok kötü.En az bir sene futbol oynayamayacağı söyleniyor.

28 Ağustos 2009 Cuma

Yine altyapı..


Geçen sezonu kapatırken,Manchester'ı yenip kazandığı Şampiyonlar Ligi finaline 7 tane altyapıdan yetişen futbolcusuyla çıkmıştı Barcelona.Bugün de Süper Kupa finalinde Shaktar karşına çıkarken yine 5 oyuncusu vardı ilk onbirde.İleryen dakikalarda ise yapılan oyuncu değişiklerinin ardından sahada 8 tane altyapıdan yetişen oyuncu vardı.Ama bence biri vardı ki,2009 Uefa en iyi ortasaha oyuncusu ödülünü boşuna almadığını kanıtlarcasına oynadı bu gece.Tabi ki Xavi Hernandez.Attığı 131 pastan 114'ünü(maç içinde en çok pas dağıtan futbolcu) olumlu kullanan, sahanın en çok koşan adamıydı bugün.Atakların ondan başlamasının ve Barcelona'nın ne kadar pas yaptığının bir kanıtı da ayrıca bu sayılar.Toplamda 881 pasın 745'ini olumlu kullanmış takım olarak.Shaktar ise sadece 322 olumlu pas yapabilmiş.Karşı takımın pas yaparak dengesini bozmaya çalışmak bu olsa gerek.


Maçın tek golünü atan Pedro'ya gelirsek.Messi'nin o müthiş ara pasına harika bir vuruş yaptı.Geçen sezonun sonlarına doğru yavaş yavaş takıma sokacağının sinyallerini veriyordu zaten Guardiola.Ama başta da belirttiğim gibi altyapıdan bu kadar yetenekli futbolcuların yetişmesi tüm kulüplere ders olmalı bence.Sahip oldukları yetenekleri en iyi kullanabilecekleri şekilde eğitiliyor olmalılar.Yoksa bu kadar futbolcunun en üst seviyede bu kadar üst düzey futbol oynamaları imkansız olur heralde.


Bu sene kazandığı kupa sayısını 5'e çıkaran Barcelona La Liga, Şampiyonlar Ligi, Kral Kupası, İspanya Süper Kupası, Uefa Süper Kupası derken bu seneki alabileceği son kupa ise FIFA Kulüpler Şampiyonası.Aralık ayında oynanacak olan şampiyonadan alacağı kupayla seneyi 6 kupayla tamalamanın gururu Barcelona'ya yeter de artar bile.

Robben..


Hollandalı sürpriz bir şekilde 24 milyon euro'ya Bayern Münih'e transfer oldu.Sneijder'in Inter'e transferinden sonra bence başka bir yeteneği daha kaybetti Real Madrid.La Liga yarın başlıyor.Görücez bakalım Glacticos-2 nasıl sonuçlanacak.

Rakipler..

Kuralar çekildi.Heyecan bitti.Şimdi maçların heyecanları başlayacak.Fikstürler de belli olmuşken biraz rakiplere bakalım.

Galatasaray'la başlayalım.Panathinaikos Şampiyonlar Ligi elemelerinden geldi gruplara.3. elemede Sparta Prag'ı 1-3 ve 3-0'lık skorlarla eleyen takım,play-offlarda Atletico Madrid'e 2-3 ve 0-2'lik skorlarla elendi.Başında Henk Ten Kate var takımın.Rijkaard'ın şampiyonlar ligini kazandığı dönem Barcelona'da yardımcılığını yapmış bir teknik direktör.Zorlu ve eski dostların buluşacağı maçlar olacak yani.Ayrıca 2007-2008 sezonunda Chelsea'nin Avram Grant yönetimindeki ekipte yardımcılığını yapmıştır.Takımın en tehlikelileri olarak ise Djibril Cisse, Gilberto Silva ve Cleyton olarak gözüküyor.
Dinamo Bükreş Cluj'un ön plana çıkmasıyla Romanya'da 3. takım olarak gözükmeye başladı.3-4 sene önce başlayan Romen takımlarının ve milli takımın ivmesinin bayağı bir azalması Galatasaray için bir avantaj.Gabriel Tamas tanıdık bir isim.Niculae de dikkat edilmesi gereken bir forvet.
Sturm Graz da Galatasaray gibi 3 eleme oynadı gruplara gelirken.En son turda Metalist'i eledi.Bence grupta sürpriz sonuçlara imza atabilirler.2001'de şampiyonlar liginde yaptıkları sürpriz unutulmamalıdır.Aynı grupta Galatasaray da vardı hatırlanırsa.

Fenerbahçe'ye gelirsek.Steaua önce Macar Ujpest'i, ardından İskoç Motherwell'i, en son da İrlanda'dan St Patrick'i eleyerek gruplara geldi.Fenerbahçe için içerdeki maç değil de Romanya'daki maç zorlu olabilir.Petre tanıdık bir isim Galatasaray'dan.Nicolita ve Stancu'ya dikkat edilmeli.
Twente belki de grubun kimyasını belirleyecek bir takım.Bu seneye çok iyi girdiler ve 4. hafta sonunda 3 galibiyet 1 beraberlikle ligde 2. sıradalar.Son 4 sezonu hep ligde ilk bes içinde bitiren Twente'nin başında İngiltere milli takım'ın eski teknik direktörü Steve Mclaren bulunuyor.Forvette İsviçre'li Kufo Fenerbahçe için çok tehlikeli olacaktır.
Sheriff ise hem bu grubun hem de tüm Avrupa Ligi takımları arasında en güçsüz takım.Grup içinde puan almasını bile beklemediğim bir takım Moldova ekibi.Göze çarpan tek futbolcusu Rus Erokhin.

Fikstürlere gelirsek.Galatasaray Yunanistan deplasmanıyla başlayacak.Ardından Sturm Graz ve Dinamo Bükreş'le ardarda kendi sahasında oynayacak.Bükreş deplasmanına gidip içeride Panathinaikos'la karşılacak Galatasaray son maçında Avusturya'da Sturm Graz'la karşılaşacak.
Fenerbahçe ise kendi sahasında Twente'yle açıcak grubu.Ardından Sheriff ve Bükreş deplasmanlarına gidecek.İçeride Bükreş'le oynadıktan sonra Twente'yle Hollanda'da karşılacak Fenerbahçe son maçını içerde Sheriff'le oynayıp maçlarını tamamlayacak.

Avrupa Ligi 2009/2010 Gruplar

27 Ağustos 2009 Perşembe

Geçen senenin yıldızları

Şampiyonlar Ligi kura çekiminde bir de ödül töreni vardı.Geçen senenin en iyilerine,her torbanın çekiminden önce ödülleri verildi.Kalede Van Der Sar,defansta John Terry,orta sahada Xavi Hernandez,forvette de tabiki Messi.Defansta sanki Pique daha iyi olur gibi geldi bana.

Çılgınlığa devam..

Lescott resmen imzayı attı Manchester City'e.35 yaşındaki Sylvinho da aynı anda basına tanıtıldı.Bu piyasada normal diyenler olabilir ama Lescott için verilen 22mpound biraz fazla değil mi?

Şampiyonlar Ligi 2009/2010

Kuralar çekildi..2.torbayı iyi atlatan Beşiktaş 4. torba da yine buldu en güçlüsünü.Klasikleşen Barca-Mourinho yine karşılaşacak.Zlatan da Inter'e karşı ilk maçına çıkacak tabi ki.Kaka'nın Milan'a karşı oynacağı maçlarda ayrı bir güzel olucak heralde. Aslında ben Real'le Manchester'ı aynı grupta istiyodum.Ronaldo'nun Real formasıyla Old Trafford'a çıkacağı anı görmek için.Surpriz gruplarsa bence C ve E grupları olacaktır. 2.lik için Marsilya ve Fiorentin'ya dikkat derim.

25 Ağustos 2009 Salı

Kutlama

Saha içinde gol kutlaması.West Ham'ın Milwall'a karşı attığı 2. golden sonraki taraftarların sahaya giriş anı.

Green Street Hooligans


Film gerçek oldu ya da filmdekiler zaten önceden olmuş olaylardı.Bu gece Westham-Millwall karşı karşıya gelecekti ve Green Street Hooligans filmini izleyen herkes gerçekten merakla bekliyordu bu maçı.Filmde anlatılan bir ebedi düşmanlık vardı.Gerçektende bunu doğrulayan olaylar oldu karşılaşma öncesi ve sırasında.Öncesinde çıkan kavgalar,camları kırılan publar ve bıçakla yaralanan bir kişi.Maç içindeyse olaylar Millwall'ın 26'da Harris'le öne geçmesinden itibaren çıldıran West Ham taraftarlarıyla polis arasında geçti.Sürekli sahaya girmek için zorlayan taraftarları polis zorlukla durdurabildi.Bu arada heralde uzun zaman sonra polisin İngiltere'de bir maçta sahaya girmesine sebep olmuştur bu karşılaşma.87'de Stanislas'la gelen West Ham golünden sonra ise iş çığrından çıktı ve yüze yakın taraftar sahaya girdi.


Holiganlar zorlukla çıkarıldıktan sonra uzatmalara gidildi ve 98'de yine Stanislas ve 100'de Hines'in golleriyle West Ham ebedi düşmanını 3-1'le kupadan elemiş oldu.Tabi uzatmada gelen her 2 golden sonrada taraftarlar yine sahaya girmeye devam etti.Artık bir sonraki savaşa hazırlayacaklar kendilerini holiganlar.Farklı liglerde oldukları için ya yeni bir kupa eşleşmesini bekleyecekler ya da aynı ligde buluşmayı bekleyecekler.




Filmden daha sonradan gerçekten yaşanmış bir olay olduğunu öğrendiğim bir sahneyle bitirmek isterim.İngilter kupası kura çekimi yapılmaktadır ve Millwall ve West Ham'ın eşleşme şansı vardır.İki takımın taraftar elebaşları da kendi özel işlerinde olmalarına rağmen radyodan dikkatle kura çekimini takip ederler.Kurada birbirlerine çıkmalarının ardından inanılmaz bir sevinçle bağırmaya başlar çoğu.Etraftakiler şaşkın bir şekilde onlara bakar fakat onlar için sorun değildir çünkü artık rahatça kavga edebileceklerdir iki takımın holiganları.(Resimler Times ve Sun'dan alıntıdır)

17 Ağustos 2009 Pazartesi

Uçmak...9.58


Farklı bir insan o. Yarış öncesi şovuyla, gülümsemesiyle bile farklı. Finish çizgisini geçerken "kaç yaptım acaba" diyip kronometreyi kontrol eden birisi o. Rekoru buralara çekeceğini bildiği için heralde bakıyor. Heralde 9.58'lik bu rekoru geliştirmesini de ancak ondan bekleyebiliriz. Geçen sene olimpiyatlarda 200 m yarışında, Micheal Johnson'ın 1996'dan beri kırılamayan 19.32'lik rekorunu 19.30'a çeken Usain Bolt'tan 20 Ağustos akşamı yeni bir 200 m rekoru beklenebilir. Neden olmasın?

13 Ağustos 2009 Perşembe

Unutulan Golcüler #1

Hollanda ligi özetlerini izlerken Feyenoord forması altındaki Roy Makaay Vitesse karşısında 60. dakikada oyundan alinırken çarptı gözüme. Bir zamanlar eskilerin tabiriyle leblebi gibi gol atan oyuncusu, 34 yaşında olmasına rağmen hala eski günlerini aratmayacak şekilde gollerine devam ediyor aslında. Bu sezon neler yapacak bilemeyiz tabi ki ama geçmiş senelerde yaptıkları onun unutulmazlar arasına girmesini sağladı bile.Vitesse,Tenerife,Deportivo La Coruna, Bayern Münich derken Feyenoord ‘da futbol yaşamını sürdüren golcü bugüne kadar çıktığı 502 lig karşılaşmasında 249 gol kaydetti. Avrupa kupalarında ise toplam 31 golü bulunuyor. Milli takımda ise kulüplerde yaşadığı başarıyı bir türlü yakalayamadı ve 43 maçta sadece 6 gol atabildi.

Makaay'ın en çok parladığı sezon ise şüphesiz La Coruna'daki 2002/2003 sezonu olsa gerek. O sezon şampiyonlar liginde de 11 maçta 9 gol atan Roy, La Liga'da attığı 29 golle Avrupa Altın Ayakkabı'sının sahibi oldu. Bu sezonun ardından Bayern'e transfer olan Makaay 4 sezonda 78 lig, 17 Avrupa kupası, 7 de Almanya kupasında olmak üzere toplam 102 gol kaydetti. 2006-2007 sezonunda Bayern Münich'in Şampiyonlar Ligi'ne katılamamasının ardından revizyona giden takım, santrafor bölgesine Luca Toni ve Klose'yi transfer ederken Roy Makaay da takımdan ayrılmaya karar verdi. Son 2 sezondur Feyenoord forması giyen golcü oynadığı 70 maçta rakip ağları 39 kez havalandırdı. Belli bir gol seviyesinin altına düşmeyen golcünün birkaç sezon daha bu gollere devam edeceği belli.

11 Ağustos 2009 Salı

Forma arkası reklamı

Bilindiği gibi TFF bu sene takımların forma arkasına da reklam almasına izin verdi. Ama daha alışmadığımız için midir bilinmez aykırı geldi bana arkadaki reklamlar. Para heryerden kazanılmaya başlandı artık. Forma kollarındaki reklamlar, bu sene ne oldu bilmiyorum ama gecen sene şortlara alındığını hatırladığım reklamlar. Hatta Ankaraspor'un kendi internet sitesinin adı yazıyodu yanlış hatırlamıyorsam.
Feryal Pere şöyle yazmış yazısında Fenerbahçe için: "Ülker adlı çocuklar sahaya çıkıyor." Sorunda benim için burada başlıyor zaten. Reklamı alıp almamak üzerine konuşmayacağım. Çünkü biraz öncede dediğim gibi para kazanma yöntemi fazlalaştı endüstriyel futbolda. Bence önemli olan tartışma şu olmalı. Futbolcunun mu adı numara üstünde yazılmalı, yoksa markanın ismi mi numara üstünde olmalıdır? Bence futbolcunun olmalıdır. Çünkü o forma için,o takım için koşan çalışan o kişidir. O formayı kapmak, futbol oynamak için yapar bu çalışmaları da. Bu yüzden de formanın sahibi olan futbolcunun adı yazmalıdır numaranın üstünde.
TFF bunun tersi karar vermiştir ve bir standart belirleyip forma arkası reklam almamış olan takımlar için de futbolcu isimlerini numaranın altına yazılmasını istemiştir. İki ayrı örnek vermek istedim ben de bu durumla ilgili. Bir tanesi Hollanda ligindeki uygulamayla ilgili. Hollanda da reklam numara üstüne yazılıp isim aşağıya alınmış. Ama reklam almayan takımlar futbolcularının isimlerini yukarıya yazabiliyorlar. Böyle bir serbestlik tanımış Hollanda federasyonu. Diğer bir örnek ise Fransa liginden, tam da benim olmasını istediğim gibi aslında. Reklam aşağıda, isim yukarıda. Güzel olan budur bence.

Hollanda Ligi- Twente-PSV

Fransa Ligi- Bordeaux-Lens

Seyircisiz maç ve taraftarlar

Geçen hafta sonu(09/08/2009) seyircisiz oynanan NAC Breda-Heracles Hollanda ligi karşılaşmasında bir takımın taraftar grubu ancak böyle güzel özür dileyebilirdi takımından. Bredalı taraftarlar aldıkları seyircisiz maç cezası için hazırladıkları pankartlarla, stad önünde toplanarak bu cezadan dolayı ne kadar üzgün olduklarını belli etmek istemişler anlaşılan; kimseyi suçlamadan hatalarını anlayarak.

Yapılan Hatalar için "Özür"


"Şu anda bizi çok iyi duyabilirsiniz ama malesef göremezsiniz"


Stad önünde toplanıp maçı büyük ekrandan takip eden yaklaşık 5000 taraftar


Bu desteği karşılıksız bırakmayıp maç sonu taraftarlarla buluşan Bredalı futbolcular